Bugün birçoğumuz çalışıyor, üretiyor, tüketiyor ama içimizde giderek büyüyen bir eksiklikle yaşıyoruz. Kendi emeğimizi, kendi zamanımızı, kendi ilişkilerimizi bize ait değilmiş gibi hissediyoruz. Kendi hayatımızın seyircisi haline geliyoruz. Bu yüzden yabancılaşma sadece bir kavram değil, bir deneyim. Çalışma masasında, telefon ekranında, apartman koridorunda karşımıza çıkan bir deyim.
Devamını okumak için tıklayınız…
