Hypatia'nın Son Işığı

Dergi Sayısı: 02 Hypatia | Yazar Adı: Zehra Görsel Tasarım: Vora | Tür: Şiir | Okuma Süresi: 2 Dakika

İskenderiye gecesinde bir yıldızdı adı,
Aklın ince sesiydi, göğün en uzak tadı.
Sayılarla konuşurdu, yıldızlarla sır kurar,
Bilgiyi bir deniz bilip ufuklara yol vurur.

Derdi ki: “Hakikat ne sarayda ne taçtadır,
Onu arayan insanın susmayan aklındadır.”
Ne korkuya boyun eğer ne öfkeye eğilirdi,
Karanlığın içinden bile ışığı seçebilirdi.

Göklere bakar, evrenin düzenini okurdu,
Bir sorudan doğan bin soruya umut dokurdu.
Bilgi onun elinde bir meşale, bir kandildi,
Cehaletin gecesine bırakılmış bir andı sanki.

Fakat zaman sert esti, şehir sustu bir gece,
Öfke indi sokaklara karanlığın dilince.
Taşların gölgesinde kayboldu nice sözler,
İnsan bazen kendi ışığını söndürür, derler.

Kalabalık yürürken aklın üzerine doğru,
Sessizdi gökyüzü, deniz durgundu, yol kuru.
Bir beden toprağa düştü, fakat düşünce değil,
Çünkü hakikatin ateşi ölümle sönmez değil.

Bugün hâlâ yıldızlarda onun sesi dolaşır,
Bir soru gibi doğar, bir cevap gibi ulaşır.
Adı rüzgârda kalır eski limanlar boyunca,
Aklın ince ışığı yanar çağlar boyunca.

Ey Hypatia, sen gittin ama kaldı izlerin,
Küllerinden yükselir düşüncenin denizlerin.
Ölüm beden içindir, fikirlerse gök kadar,
Bir yıldız söner belki, fakat ışığı hep yaşar

Kamisa; kadim bir bilgenin modern çukurdan yükselen çağrısıdır.

2026 © Kamisa Felsefe ve Edebiyat Dergisi. Tüm hakları saklıdır. | ISSN 3108-7582