
İnsanlar beni hep kürsülerde, meydanlarda, elimde usturlabla gökyüzünü ölçerken gördüler. Bir tür kesinlik gibi. Bir tür tamamlanmışlık gibi. Ama kimse...

İnsanlar beni hep kürsülerde, meydanlarda, elimde usturlabla gökyüzünü ölçerken gördüler. Bir tür kesinlik gibi. Bir tür tamamlanmışlık gibi. Ama kimse...

Şehir sabahları kendini tekrar ederek başlıyordu. Aynı sesler, aynı acele, aynı yarım bakışlar. Kapılar kapanıyor, pencereler açılıyor, insanlar birbirlerini görmeden...

Gece yatağa uzandığında, Bartu sadece bir tasarımcı değil, aynı zamanda kendi hapishanesinin gardiyanı gibi hissetti. Kendi elleriyle inşa ettiği bu...

Sandalye çekildi. Oturdum. Ellerim titriyordu ama fark etmemeye çalıştım. Çünkü fark etmek, her şeyi daha da yakıcı hale getiriyordu. Aynadaki...

Onu sevmek, her gün kendi içimde bir mahşer krumak gibi. onu gördüğüm an, göğüs kafesimin içinde bir kuşun kanat çırptığını,...